-
Ferhan Yüksel
Yoga & Ayurveda
1954 Doğumluyum . Bildiğiniz Dinazor😎 Bu ahir ömrümde başıma gelen en iyi şey YOGA‘dır. AYURVEDA ile yolum 1985’te kesişmesine rağmen 2006 ya kadar yeterli ciddiyeti göstermedim. Sonrasında da duramadım. Hayat beni bırakmadan duracakmışım gibi de gözükmüyor 🌷 Demem o ki, 40 yaşını geçtiyseniz -Eee! Bu mudur ! Tuzağına düştüyseniz Bu değil, bu kadar hiç değil, daha yeni başlıyorsunuz🌷 Hayatınız anlam kazanacak söz veriyoruz. Sadece uyarmak isterim, zorlanacaksınız ama yaşamınız, duygularınız, algınız tamamen değişecektir Bizim öyle oldu🌷 Çok çalışmaktan bahsetmiyorum O zaten öyle oluyor da.. gönüllü bir heves işte. Dokunmuyor. Benim bahsettiğim değişimin gücü ! Bunu vereceğiz size, damardan 😎 YOGA, bilmekle ilgili değildir! Her gün yapmakla ilgilidir. Beden, akıl, zihin, duygu ötesi bir harmonidir. Derin şuur yaratır🌷
-
Nilüfer Baydar
Yoga
2015 yılında yoga yolculuğuma başladım. Hayatın koşuşturması içinde kendime ayırdığım en değerli zamanlardan biri yoga zamanı oldu. Hem bedenimin hem de ruhumun genişleyen sınırlarıyla tanıştım. Bu yol; güzel, dengeli ve huzurlu bir yol. Ve yol arkadaşlığı bu yolun en kıymetli parçası. Bedenden zihne uzanan yolculuğun sırrı Sıradışı Sanal Akademi’de. Bekleriz. 🌸
-
Figen Palanduz
Ayurveda & Yoga
Ben baharat kavrulurken çıkan o ilk kokunun peşine düşenlerdenim. Ayurveda’yla tanıştığımda, çocukluğumdan beri hayatımın içinde olan bazı şeyleri yeniden fark etmeye başladım. Çocukluğumda anneannem, annem, teyzelerim, akrabalarımız ve komşularımızla geçirdiğim zamanlar geliyor aklıma. Bu anları hatırladıkça mutfaktan gelen sesler, kokular ve şifa ile ilgili sözler yeniden canlanıyor. Anneannemin “Sen pişmeden yemek pişmez.” dediğini duyuyorum. Soruları ve merakı bitmeyen o çocuktan, hayatının ilerleyen yıllarındaki bir yetişkine dönüştüm. Ama sorularım hâlâ bitmedi. Artık bir soruyu yalnızca zihnimle değil; mutfakta tencereyle, minderde nefesle, doğada yürüyüşle birlikte düşünüyorum. Bunlar hayatımın içine yerleştikçe kendimi daha huzurlu ve hoşnut hissediyorum. Bana göre bilgi ciddi olabilir; ama öğrenmek keyifli olmalı. Kadim bilgiyi romantize etmeden, günlük hayata uyarlayarak aktarmayı önemsiyorum. Mükemmel rutinler yaratma peşinde değilim. Sürdürülebilir, gerçek ve kişiye ait pratikler oluşturmak yeterli. Sabah daha dengeli uyanmak. Bir öğünü daha bilinçli yemek. Nefesin gücünü gerçekten hissetmek. Ve belki de en önemlisi: Bilgiyi hayata yerleştirirken kendimize sabırla yaklaşmak. Eğer bedeninizle, ritimlerinizle ve doğayla daha uyumlu bir yaşam kurmak istiyorsanız, birlikte keşfedebiliriz.
-
Aslı Tamaç
Yasamin Sanati
Yoga matına çıktığınızda bir niyet koyun… Bunu ilk kez Jivamukti Yoga’da öğrenmiştim. Matın üzerine adım attığınız anda zihninizi, bedeninizi ve kalbinizi bir yöne davet edersiniz. Benim sık koyduğum niyetlerden biri şuydu: “Hareketleri rahatlıkla yapabilmek.” Aynı zamanda derslerim sırasında öğrencilerimden “Hocam bu harekette çok rahattım, galiba yanlış yaptım!” cümlesi, yoga pratiğinin en ince ve en çok yanlış anlaşılan noktalarından birini daha çok anlatmanın gerektiğini fark ettirdi. Patanjali’nin metinlerinden ilki “Sthira Sukham Asanam” ifadesi, çoğu zaman sadece “Asana sağlam ve rahat olmalıdır” diye çevrilir. Oysa bu cümlenin işaret ettiği deneyim çok daha derindir. Gerçek bir asana şunları içerir: ♥ Bedende gereksiz çaba olmadan stabilite ♥ Sinir sisteminde rahatlama ve yumuşaklık ♥ Zihinde dirençsiz farkındalık ♥Nefeste akış ve sakinlik Yani ne fazla sertlik ne de gevşeklik…Denge. Yoga, kasları sıkmak ya da tamamen bırakmak değildir. Yoga, canlı bir denge halidir. İçinde uyanık olduğunuz, hissettiğiniz, nefes aldığınız ve var olduğunuz bir alan. Rahatlık çoğu zaman yanlış anlaşılır. Çünkü günlük hayatta rahatlık = kontrolü bırakmak, gevşemek, hatta bazen dağılmak gibi algılanır. Oysa yogadaki rahatlık, çöküş değil, taşımadır. Beden sizi taşır, nefes sizi taşır, farkındalık sizi taşır. Bir duruşun içinde rahat hissettiğinizde bu, yanlış yaptığınız anlamına gelmez. Tam tersine, çoğu zaman beden gereksiz direnci bırakmış, sinir sistemi tehdit algısını azaltmış ve zihin mücadeleden çıkmıştır. İşte o anda asana gerçekten başlar. Asana sadece bir hareket değildir. Hareket ile eylemde varoluşun birleştiği bir deneyimdir. Bu deneyimde: ♥ Beden canlıdır ama gergin değildir ♥ Zihin uyanıktır, zorlanmaz ve zorlamaz ♥ Nefes akar, kontrol edilmez Ve Yoga yaptıkça bu alan sadece matın üzerinde meydana gelmez. Zamanla bu denge hali hayatın içine taşınır. Daha berrak düşünmeye başlarsınız. Tepki vermek yerine fark edersiniz. Zorlamak yerine akarsınız. Mücadele etmek yerine deneyimlersiniz. Ve belki en önemlisi, kendi ihtiyaçlarınızı duymaya başlarsınız. Yoga bize sadece esneklik ya da güç vermez. Bize kendimizi duyma cesareti verir. İhtiyacımızı fark ettiğimizde, onu karşılamak için yaratıcılık ortaya çıkar. Zihnin ağırlığı hafifler. Çaba ile akış, güç ile yumuşaklık, hareket ile farkındalık birleşir. Belki bir sonraki pratiğinizde kendinize şu niyeti koyabilirsiniz: “Ne sert ne gevşek… Dengede, canlı ve farkında olayım.” Ve eğer bir gün bir duruşun içinde rahat hissederseniz, hemen şüphe etmeyin. Belki de ilk kez gerçekten bedeninizle, ruhunuzla ve zihninizle beraber olduğunuz alanı, buluşma yerini keşfetmişsinizdir.
-
Nesrin Bayazıtlı
Dil ve iletişim
Dil öğrenmeyi bir sınav değil, bir sohbet olarak görür. Hem yabancı dil hem de günlük iletişimde aynı şeyi arar: karşılıklı duyulmak.
-
Nilsin Ateş
Yaşam pratikleri
Karar yorgunluğu, ev düzeni ve küçük ritüeller üzerine çalışır. Büyük dönüşüm vaat etmez; tutunan alışkanlıklar kurar.
-
Feride Özlem Cevahir
Ruh ve Beden Yolculuğu
52 yaşındayım,Antalya da yaşıyorum. Emekliyim ve 10 yılı aşkın süredir kendimin peşinden koşuyorum,diyebilirim… 40 yaşlarımda çok ağır bir bel ameliyatı geçirdim.Ameliyat sonrası iki ay hiç kalkmadan yattım… Ve bu süreç benim için tüm muhtaç olma korkularımla yüzleştiğim, hayatta yıkılmaz bir güçle ayakta her an savaştığım tüm cephelerimde mağlup olduğum bir ego kırılmasına sebep oldu… O süreçte kendime sorduğum tek soru “Ben bunu neden yaşadım?”sorusuydu… Bu sürecin ardından,daha ben kendimi toplayamamışken… İstanbulda bir eğitim çıktı önüme ve bu eğitim için görüştüğümde bana sordukları bir soru da,beni alt üst etti… Soru şuydu;”Bundan sonrasında kendiniz için,hayatınız için ne planınız var,ne yapmak istiyorsunuz? Evettt;tahmin ettiğiniz gibi yine duvara çok fena tosladım… Çünkü o güne kadar sonraki hayatımla ilgili,kendim için hiçbir planım yoktu… Ve ardından kendimin peşinden nasıl gidilir, bu hayatta neler yapmak istiyorum,meraklarım neler ,öğrenmek istediklerim neler,Özlem kendisi için ne yapmak ister,neyi sever,neyden heyecan duyar,nasıl kendini daha iyi hisseder bu ve bunun gibi bir sürü yüzlerce soruyla çıktım yola… İlk önce İstanbuldaki 10-12 aylık bir sürece yayılan Landmark eğitiminin aşamalarını bitirdim… O eğitimlerin ardından kendime bi söz verdim “Kendi peşimden koşmaktan hiç vazgeçmeyeceğim…” Onun arkasından Kadim öğretilerin içinde buldum kendimi ve özüme ulaşma yolculuğum burada çok daha derinleşti,UsuiReiki 9. Aşama Grand Masterlığı,Şambala Öğretisi ve Masterlığı,Karuna ve İmera Reiki Öğretisi ve Masterlığı,Bioenerji, Transterapi,Şamanlık eğitimleri,arkası arkasına eklendi durdu. Bunların yanı sıra içimde hep bir başka soru daha vardı;Kendimce diyordum ki tamam zihnin için ve ruha uzanan yolculuk için çok yol kat ettin ama beden için de çalışmalısın… Haftada iki gün yoga yapmak yetmez yogayı kendi kendime yapacak kadar öğrenmeliyim… Derken bu grubumda yoga eğitmenliği eğitimi almaya başladım benim için muhteşem bir yolculuktu…🌸
-
Müjgan Güneri
Yoga
Neden yoga yapıyoruz? Tek bir cevabım var bu soruya. Yoga herkese iyi gelir. Hata komşuna bile iyi gelir. Deyim yerindeyse ters yüz oldum ben nasıl mı? Bu ekiple tanışınca oldu ne olduysa ben Müjgan bizimkiler bu adı koymuşlar. Ama yogayla tanışmadan önce görseniz ‘Ne Müjgan’ı ya bu olsa olsa Zeyna’dır’ falan derdiniz. Ben bazan öyle derdim kendime. Üzerinden çokta geçmedi aslında 2021 de tanıştım yogayla. İlk yoga ders kaydımı yaptırdım. Tıngır mıngır derse girdim (online) bide ne göreyim dersin ismine bi baktım. ‘İleri Seviye Yoga Sınıfı’ dakka bir gol bir. O derste orada anladım bir yoga hocasının nasıl olması gerektiğini yaklaşımı pozları bana göre modifiye etmesi ilk kıvılcım o gün çaktı. Şimdi bu platformda karınca kararınca yola devam ‘Noldu Zeyna’ya?’ Derseniz o şimdi sınıfın delisi, en saçma soruları soranı, durup durup milleti dürtüp yaramazlık yapan birisi yani içindekini ortaya koyanı. Akademide: Delirmeye, kudurmaya, kafaları yakmaya, kurcalamaya talibim. Kısacası çok koşuşturmalı çok karmaşık bir zamanda yogayla tanıştım, yogayla beraber durup bakabilmeyi yavaşlamayı deneyimledim. Olaylara bakış açım değişti. Etkiyi yaratan da bendim, tepkiyi verende. Biraz yol aldıktan sonra baktım ki ; Ne arayan eksikti ne de bulan galip; yolda olmaktı, sürece teslim olmaktı, esnekliği kazanıp her türlü zorluğun içinden geçebilmek yoga.
-
Sinan Ayar
Ruh & Zihin
İçsel denge arayışı ve dönüşüm yolculuğu bende çok erken yaşta başladı. “Ben kimim, bu dünyada neden varım?” soruları çocuk yaşlarda içimdeydi. Hayat ilerledikçe kırılmalar, yön kayıpları ve yeniden ayağa kalkma süreçleri yaşadım. Her seferinde yeniden toparlanmayı öğrenirken şunu fark ettim: İnsan, doğru rehberlikle kendi iç pusulasına ulaşabiliyor. Ve daha da önemlisi… Bu pusulanın aktif kalması için “anda olmak” bir seçenek değil, bir yaşam biçimi. Benim için artık amaç bir yere varmak değil, yolculuğun kendisini fark ederek yaşayabilmek. Mühendislik ve kurumsal iş hayatının içinden gelen biri olarak, hayata sadece sezgisel değil, aynı zamanda sistemli ve gerçekçi bakarım. Bu yüzden çalışmalarımda ne sadece “hissetmek” vardır, ne de sadece “anlamak”.İkisini birlikte kurarız., Bana gelen insanlar genelde benzer temalarla gelir: ♦ Zorlayıcı yaşam deneyimlerinden çıkmak isteyenler ♦ “Bu hayat bundan ibaret olamaz” deyip yön arayanlar ♦ Fiziksel olarak yaşadıklarının altında yatan nedeni anlamak isteyenler Çalışmalarımda tek bir yöntem kullanmam. Şamanik ve ezoterik yaklaşımlar, enerji çalışmaları, biorezonans destekli uygulamalar, zihin ve duygu dönüşümü ve gerektiğinde beden odaklı pratiklerle süreci birlikte ele alırız. Son dönemde Yoga ve Ayurveda’yı da sürece dahil ediyorum. Çünkü bizzat deneyimledim ki, beden sürece katıldığında dönüşüm sadece fark edilmez… derinleşir. Amacım, kendi iç pusulanızı aktive etmeniz ve kendi dengenizi kurabilmenizdir. Çünkü gerçek dönüşüm, birine tutunarak değil, kendi merkezinize geldiğinizde başlar. Şunu net bir şekilde gözlemledim: Beden, zihin ve duygular bir bütün olarak çalışır. Bu alanlardan biri göz ardı edildiğinde, dengeyi korumak zorlaşabilir. Bu yüzden çalışmalarımda süreci bütünsel olarak ele alırım. Eğer siz de hayatınızda tekrar eden döngüleri fark ediyor ve artık gerçekten çıkmak istiyorsanız… Birlikte bakabiliriz. Dönüşüm karmaşık değildir, sadece doğru yerden başlanması gerekir. Aslında aradığınız şey yeni bir yol değil, kendi yolunuzu yeniden hatırlamaktır.